SpaceX’e uluslararası derecelendirme kuruluşu MSCI tarafından en düşük sürdürülebilirlik notu verilince Elon Musk sert çıktı: Musk’a göre “elektrikli roketler imkansız” ve bu, fizik kurallarının değil ESG sisteminin bir eksikliği.
Öne çıkanlar
- MSCI, SpaceX’e CCC notu vererek şirketi sürdürülebilirlik sıralamasında Rusya gibi ülkelerle aynı seviyeye koydu.
- Değerlendirme, SpaceX’in halka arzıyla aynı haftaya denk geldi.
- Elon Musk, X üzerinden “Ne yazık ki elektrikli roketler imkansız” diyerek yanıt verdi.
- Elektrikli itki sistemleri uzayda yaygın kullanılıyor ama yeryüzünden fırlatma için yeterli güç üretemiyor.
MSCI’ın CCC notu ve gerekçesi
MSCI’ın geçtiğimiz hafta açıkladığı değerlendirmede SpaceX, mümkün olan en düşük ESG notu olan CCC ile derecelendirildi. Kurum, gerekçe olarak roket fırlatmalarının yarattığı emisyonları ve operasyonel etkileri; yönetişim tarafında ise Musk’ın şirket üzerindeki yoğunlaşmış kontrolünü ve sınırlı pay sahibi haklarını gösterdi. Notun, SpaceX’in halka arz sürecine denk gelmesi de dikkat çekti.
Musk, değerlendirmeye kısa ve sert bir mesajla karşılık verdi: “Ne yazık ki elektrikli roketler imkansız.” Bu açıklama doğrudan ESG’nin çevresel boyutuna işaret ediyor ve yüksek itki gerektiren sektörlerde bu tarz derecelendirme sistemlerinin gözden kaçırdığı fiziksel bir sınırı vurguluyor.
Elektrikli itki neden fırlatmada işe yaramıyor
Elektrikli itki sistemleri aslında uzayda yıllardır kullanılıyor. İyon iticileri ve Hall etkili iticiler, ksenon veya kripton gibi iyonlaştırılmış yakıtları elektrik alanlarıyla hızlandırarak 3.000 saniyeyi aşan özgül itki değerlerine ulaşabiliyor; bu da kimyasal roketlerin 300-450 saniyelik performansının kat kat üzerinde. SpaceX’in kendi Starlink uydularında da bu teknoloji uydu konum koruma ve yörünge yükseltme gibi görevlerde kullanılıyor.
Ancak Dünya yüzeyinden fırlatmak tamamen farklı bir gereksinim doğuruyor: yer çekimini ve atmosferik sürtünmeyi yenmek için saniyeler içinde milyonlarca Newton mertebesinde itki üretmek gerekiyor. Kimyasal roketler bunu yoğun yakıtların ekzotermik yanmasıyla sağlarken, elektrikli sistemler çok az miktarda kütleyi çok yüksek hızla fırlatıyor. Aynı itkiyi elektrikle üretmek, günümüz teknolojisiyle pratikte mümkün olmayan boyutlarda enerji depolama ve ağırlık gerektiriyor. Musk daha önce de benzer bir görüş paylaşarak elektrikli orbital roket fikrine sıcak baktığını ama Newton’un üçüncü yasasının bu hedefi şimdilik imkansız kıldığını belirtmişti.
ESG eleştirisi ve SpaceX’in sürdürülebilirlik adımları
Olay, ESG derecelendirmelerine yönelik daha geniş tartışmaları da gündeme getirdi. Savunucular bu sistemlerin şirketleri risk yönetimine ve uzun vadeli sürdürülebilirliğe teşvik ettiğini söylüyor; ESG’yi daha önce “büyük bir skandal” olarak nitelendiren Musk gibi eleştirmenler ise pratik bir alternatif olmadığında bu metriklerin temel faaliyetleri cezalandırdığını ve yeniliği caydırabileceğini savunuyor.
SpaceX bu arada fırlatma kaynaklı etkileri azaltmak için yeniden kullanılabilirliğe yatırım yapmayı sürdürüyor. Bazı Falcon 9 güçlendiricileri 30’dan fazla uçuş gerçekleştirerek yörüngeye taşınan her kilogram başına üretim ve emisyon yükünü ciddi şekilde düşürdü. Starship’in tasarımı da hızlı yeniden kullanılabilirliği ve teorik olarak sürdürülebilir yollarla üretilebilen metan yakıtını ön planda tutuyor.
Kaynak: teslarati.com