Tesla, gözetimsiz “Full Self-Driving” (FSD) özelliğini 2027’nin ikinci çeyreğine erteledi ve bu özellik sadece Robotaxi bölgelerinde kullanılabilecek.
Öne çıkanlar
- Tesla, gözetimsiz FSD’yi 2027’nin ikinci çeyreğine erteledi.
- FSD, sadece Tesla’nın Robotaxi bölgelerinde çalışacak.
- Robotaxi hizmeti şu anda altı ABD şehrinde sınırlı alanlarda faaliyet gösteriyor.
- Kaliforniya’da hala güvenlik sürücüsü gerekliliği bulunuyor.
Gözetimsiz FSD’nin Geleceği
Tesla’nın gözetimsiz FSD özelliği, kullanıcıların araçlarını Tesla’nın yönetimindeki Robotaxi filosuna eklemeleriyle sınırlı olacak. Bu, kullanıcıların araçlarının sadece Tesla’nın belirlediği bölgelerde gözetimsiz olarak çalışabileceği anlamına geliyor.
Şu anda Tesla’nın Robotaxi hizmeti, altı ABD şehrinde sınırlı alanlarda faaliyet gösteriyor. Bu bölgeler genellikle düşük hızda seyahat edilen yolları kapsıyor ve otoyollardan kaçınıyor.
Kaliforniya’daki Düzenlemeler ve Zorluklar
Kaliforniya’da, Tesla’nın Robotaxi hizmeti için hala güvenlik sürücüsü gerekliliği bulunuyor. Bu, Tesla’nın Kaliforniya DMV’ye veri sunma zorunluluğundan kaynaklanıyor. Diğer şirketler ise bu gerekliliği aşarak tamamen sürücüsüz testlere başlamış durumda.
Waymo, Tesla’dan önce Orlando ve Tampa’da hizmete başlamış ve 3 milyon milin üzerinde sürücüsüz yol kat etmiş durumda. Tesla’nın bu alandaki ilerlemesi ise daha yavaş gerçekleşiyor.
FSD’nin Geçmişi ve Gelecekteki Beklentiler
Elon Musk, yıllardır FSD’nin gözetimsiz kullanımını vaat ediyor ancak bu hedef sürekli erteleniyor. 2025 yılında, yıl sonuna kadar belirli bölgelerde gözetimsiz kullanımın başlayacağını belirtmişti.
Ancak, Tesla’nın şu anki planı, araçların sadece Tesla’nın belirlediği bölgelerde ve koşullarda çalışmasına izin veriyor. Bu, kullanıcıların beklediği tam otonom sürüş deneyiminden oldukça uzak.
Türkiye ve Sektör İçin Anlamı
Tesla’nın FSD hedeflerinin sürekli ertelenmesi, Türkiye’deki ve dünya genelindeki elektrikli araç kullanıcıları için belirsizlik yaratıyor. Otonom sürüş teknolojilerinin gelişimi, hem düzenleyici hem de teknik zorluklarla karşı karşıya.
Bu gelişmeler, Türkiye’deki elektrikli araç pazarının büyümesi ve otonom sürüş teknolojilerine adaptasyonu açısından önemli bir gösterge olabilir.
Kaynak: electrek.co