Tesla Semi, buzlu ve kaygan yüzeylerde yüklü haldeyken bile kamyonların en büyük kabuslarından biri olan “jackknife” (makaslanma) etkisini önlemeyi vadeden, tamamen şirket içinde geliştirilmiş bir Araç Dinamiği Kontrol sistemiyle dikkat çekiyor.
Öne çıkanlar
- Tesla, sistemi “Vehicle Dynamics Control” (VDC) olarak adlandırıyor ve yüksek çözünürlüklü sensörlerle hassas çoklu motor kontrolünü birleştiriyor.
- Geleneksel dizel kamyonlarda merkezi bir denetleyicinin tekerlek kaymasını algılayıp pnömatik valfleri devreye sokması yüzlerce milisaniye sürebiliyor.
- Tesla Semi’nin bağımsız çoklu motor yerleşimi, her tekerleğe mikrosaniyeler içinde farklı tork uygulanabilmesini sağlıyor.
- Sistem, bir tekerleğe pozitif tork uygularken diğerinde rejeneratif frenleme kullanarak karşı-yalpalama momenti oluşturabiliyor.
Jackknife sorunu neden bu kadar tehlikeli
Standart dizel çekicilerde düşük sürtünmeli yüzeyler varoluşsal bir tehlike oluşturuyor. Ağır bir römork dönüş veya frenleme sırasında tutuşunu kaybedip dışa doğru savrulmaya başladığında, çekicinin beşinci tekerlek bağlantısına dönme yönünde bir kuvvet uyguluyor. Çekicinin mekanik traksiyon kontrolü bu momentumu dengeleyemezse, römork kamyonun arkasını yana doğru itiyor ve “jackknifing” (makaslanma) denilen kaza meydana geliyor. Geleneksel kamyonlar bunu önlemek için dış tedarikçilerden temin edilen pnömatik kilitlenme önleyici fren sistemleri (ABS) ve tepkisel traksiyon yönetim sistemlerine başvuruyor. Ancak merkezi bir denetleyicinin tekerlek kaymasını algılayıp pnömatik valfleri devreye sokarak sürtünme frenlerini uygulaması için gereken süre yüzlerce milisaniye ile ölçülüyor; olası bir makaslanma anında bu kısa gecikme, başarılı bir toparlanma ile devrilme kazası arasındaki farkı belirleyebiliyor.
Tesla’nın çözümü: Vehicle Dynamics Control
Tesla Semi’nin buzda, yüklü haldeyken bile gösterdiği kusursuz stabilite, şirketin kendi geliştirdiği Vehicle Dynamics Control (VDC) adlı yazılım paketinin ürünü. Platform, yüksek çözünürlüklü sensör verisini, şirket içinde geliştirilen hassas çoklu motor kontrol algoritmalarıyla birleştiriyor. Tek bir içten yanmalı motorun mekanik bir diferansiyele bağlandığı geleneksel düzenin aksine, Tesla Semi bağımsız tekerlek tork kontrolünü mümkün kılan bağımsız çoklu motor güç aktarma düzenine sahip. Elektrik motorları tork çıkışını neredeyse anında değiştirebildiğinden, Tesla Semi’nin VDC çekirdeği tahrik tekerleklerine uygulanan gücü mikrosaniyeler içinde değiştirebiliyor. Yüksek çözünürlüklü sensörler römorkun yanal momentumunun arttığını tespit ettiğinde sistem, bir tekerleğe pozitif tork uygularken diğerinde aynı anda rejeneratif frenleme kullanarak bir karşı-yalpalama momenti oluşturabiliyor; bu da römorkun kinetik enerjisini çekiciyi dengesizleştirmeden önce etkisiz hale getiriyor.
Dikey entegrasyonun avantajı
Geleneksel ticari kamyon üreticileri büyük ölçüde birer montajcı olarak çalışıyor; motorları, şanzımanları ve stabilite kontrol sistemlerini üçüncü taraf tedarikçilerden temin ediyorlar. Bu parçalı yaklaşım, yazılımın genellikle araç düzeyinde merkezileştirilmek yerine her bileşene ayrı ayrı entegre edilmesi nedeniyle araç kontrol döngülerini optimize etme yeteneklerini sınırlıyor. Tesla ise donanımdan yazılıma kadar her şeyi kendisi tasarladığından, VDC yazılımından araçtaki fiziksel motorlara kadar her bileşenin kusursuz entegrasyonunu sağlayabiliyor. Şirket, binek araçlarında uyguladığı gibi traksiyonu gerçek zamanlı örnekleyip ayarları öngörücü biçimde değiştirerek stabiliteyi koruyabiliyor.
Kaynak: notateslaapp.com